Fermantasyon tam da böyle bir yolculuktu: hızla değil, zamana teslim olarak dönüşen… Biz de bu dönüşümü katkısız, doğal ve gerçek haliyle sahiplendik. Fermente Bahçem, bir annenin iyileştiren elleri ve bir kızın hayalleriyle filizlendi. Annemin mutfağında tanıştığım fermantasyon tekniğini bugün hem insan hem toprak hem de doğa sağlığını destekleyen bir sisteme dönüştürüyoruz. Çünkü dönüştürmek bizim doğamızda var. Cam kavanozlarda sabırla dönüşen fermente ürünler, bizim için yalnızca bir gıda değil; sağlıklı yaşam yolculuğumuzun ilk adımlarıydı. Annemin mutfağında hiçbir şey israf edilmez; artan her şey yeniden dönüşür. Fermente Bahçem'de bu anlayışın içinden doğdu: sevgiyle, bilgiyle, özenle ve sabırla.
"Zamanla anladık ki iyileşmek, sadece bedene değil, ruha da dokunan bir süreç. Bu yolculuğu mümkün kılan ise doğanın döngüsüne saygı duymak, sabır göstermek ve özünü koruyan üretime bağlı kalmaktı."
Bizler, insan mikrobiyomundan başlayarak, yaşayan sistemleri yenilemek için varız. İnsan sağlığı ve ekolojik sağlığın ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğuna ve insan sağlığını güçlendirmenin, çağımızın sosyal ve çevresel sorunlarını ele almak için gereken kolektif problem çözme kapasitesini artırmanın temeli olduğuna inanıyoruz.